Maya uyanır
Dünden kalan mayaya un ve su veriliyor. Bir saat içinde kabarmaya başlıyor; kokusundan o günün ekmeğinin nasıl olacağını anlarsınız. Kuru maya ya da hızlandırıcı girmiyor — beslenen şey canlı.
Zincir değiliz, şubemiz yok. Muratpaşa'da tek bir fırınımız var ve her sabah aynı saatte yanıyor.

Bizim işimizde sıra numaralarla değil, saatlerle tutulur. Sokak uyurken başlıyoruz; siz kapıdan girdiğinizde günün yarısı çoktan bitmiş oluyor.
Dünden kalan mayaya un ve su veriliyor. Bir saat içinde kabarmaya başlıyor; kokusundan o günün ekmeğinin nasıl olacağını anlarsınız. Kuru maya ya da hızlandırıcı girmiyor — beslenen şey canlı.
Un, su, tuz ve maya. Dördüncü bir malzeme yok. Hamur elde toparlanıyor, sonra saatlerce kendi hâline bırakılıyor. Bu bekleme ekmeğin tadını derinleştiriyor ve sindirimini kolaylaştırıyor.
Kapı açılıyor. Somunlar, poğaçalar, açmalar ve ilk simit turu camekâna diziliyor. Fırın tüm sıcağıyla güne hazır.
Ekmek işi bitince pastane tarafı başlıyor. Krema çekiliyor, katlar kuruluyor, siparişe yazılan isimler yazılıyor. Bu iş sessizlik istiyor, o yüzden sabahın gürültüsü geçtikten sonra.
Öğleden sonra simit ve poğaça tepsileri yeniden fırına giriyor. Okul çıkışına yetişmesi gerekiyor. Sabahtan kalan hiçbir şeyi bu tura karıştırmıyoruz.
Vitrinde ne kaldıysa aynı akşam mahalledeki aşevine gidiyor. Ertesi sabah her şey sıfırdan başlıyor — çünkü bir şeyi taze diye satıyorsanız, dünden kalanı satamazsınız.
Her şey o sabah pişer, o gün satılır. Bu yüzden bazı ürünler öğleden sonra biter — bunu bir kusur değil, söz olarak görüyoruz.
Kıvam tozu, koruyucu, hazır krema karışımı, dondurulmuş hamur. Hiçbiri mutfağa girmiyor. İçindekiler listesi kısa olmalı ve okunabilmeli.
Tek dükkân, tek fırın. Ürünü büyütmek için çoğaltmıyoruz; aynı vitrini her gün aynı özenle dolduruyoruz.
Yunus Emre Cd. No: 32A, Kızıltoprak / Muratpaşa. Her gün 05:00 – 01:00 arası. Sabah erken gelirseniz ekmeğin sıcağını yakalarsınız.